İyi ki kitaplar var...

İyi ki kitaplar var...

7 Ekim 2017 Cumartesi

Stephen King - Medyum



Orijinal Adı: The Shining

Okuduğum Baskı ve Tarihi: VIII.Baskı - Aralık 2014

Yayınevi: Altın Kitaplar

Sayfa Sayısı: 384

Kitabı Bitirdiğim Şehir: İzmir

Puanım: 10/10

-Arka Kapak-

Jack Torrance’ın Overlook Oteli’nde işe başlaması, yaşamında yepyeni bir sayfa açabilmesi için bulunmaz bir fırsattı. Mevsim sonunda müşterilerin uğramadığı bu eski otelin bekçiliğini yaparken, ailesiyle bolca birlikte olabilecek ve romanını yazabilecekti. Ama sert kış havası kendisini göstermeye başlayınca, bu sakin mekân iyice ıssızlaştı... Uğursuz korkunç güçlerin Overlook Oteli’ni sarmaya başladığını yalnızca eşsiz bir yeteneğe sahip olan beş yaşındaki Danny Torrance fark etti.

-Değerlendirme-


Vay be bloga yazı bırak(a)mayalı 10 aya yakın bir süre olmuş. Lanet KPSS! Neyse bu faslı kısa tutup yazıya cumburlop dalıyorum. Stephen King’den okuduğum ilk kitap oldu Medyum. Çok korktum! Beni baya gerdi. Son 100 sayfayı hangi şekillerde okudum Allah bilir! Baya iyi bir deneyim oldu anlayacağınız.
Öncelikle bu kitabı ilk olarak Türkçeye çeviren yayın ekibine bir soru sormak istiyorum. Cevap alamayacağım ama olsun! Kitabın ismi orijinalinde ‘’The Shining’’. İngilizce bilmiyorum ama internette yaptığım aramalarda anlam olarak şu karşılıkları buldum: ‘’parlayan, parlak, ışıltılı, ışıldayan, ışık saçan, olağanüstü, ışıldama, ışıltı.’’ Zaten kitapta da ışıltı kelimesi sıkça geçiyor. Danny karakterinin bu ışıltıya(güce) sahip olduğu söyleniyordu. Yani bu çeviriyi yapan ekip medyumları ışıltı sahibi olarak görüyor sanırım! O yüzden bu ismi seçmiş olsalar gerek. Ama ben medyum ismini sevmedim bu kitapta. Film uyarlaması için belirlenen Türkçe karşılık olan ‘’Cinnet’’ bile daha uygun geliyor.

Kitapla ilgili ne anlatabilirim diye düşünüyorum. Ama spoiler vermeyi hiç istemediğim için bu kısmı çok detaya girmeden anlatmaya çalışacağım. Kitapta çok fazla karakter yok ve ilahi bakış açısı dediğimiz her şeyi bilen bir anlatım var. Bu anlatım tarzını sevmeyenler olabilir ama ben bu konuda bir ayrıma gitmiyorum ve yazar Stephen King bu konuda gayet iyi. Kitap alkol sorunu olan bir baba (Jack Torrance), kocasını ve çocuğunu seven bizim pimpirikli diyeceğimiz bir anne (Wendy Torrance) ve kitabın her şeyi olan bir ışıltı(kitapta geçen ifadesiyle), bir mistik güce sahip olan 6 yaşındaki çocuk (Danny Torrance) karakterlerini içeriyor. Birkaç karakter daha var ama okuyucu en çok bu üç ismi hatırlayacak. Baba Jack Torrance bir öğretmen ve alkol sorunu var. İşsiz kaldığı bir dönemde karşısına kış döneminde kapalı olan Overlook Oteli’nde kış bekçiliği işi çıkıyor. Ailesi ile birlikte gittiği otelde otelin geçmişinden gelen kötü şeylerin etkisi altına giriyor. Yazar Stephen King’in yavaş yavaş arttırdığı tempo ve son yüz sayfasında iyice artan gerilimle otelin geçmişindeki kötü şeylerin ortaya çıkışını tek solukta okuyacaksınız. Müthiş bir gerilim vadediyor kitap. Tek sıkıntılı durum şu oldu benim için; yazım hataları! Yani sanki kitap editör elinden geçmemiş gibi. Benim okuduğum baskıdan sonrakilerde belki giderilmiştir bu hata ama beni rahatsız etmişti çok sık oluşu.



Tabi ben kitabı okuduktan sonra filmi de izledim. Açıkçası filmi çok beğenmedim. Zaten sinemaya çok ilgim yoktur çok detaylı bir yorum yapamam ama kitap tür olarak detaya girmeye daha elverişli bu sebeple hikaye çok daha canlı biçimde canlanıyor zihnimde. Bu kitapta da böyle oldu hikaye çok güzel oturdu kafamda ama filmde Jack Torrance ve otel yönetimi arasındaki anlaşma, o cinnete evrilen süreç çok hızlı ve sebepsiz yere olmuş gibi geliyor insana. Ayrıca yazar Stephen King’in bu filmle ilgili eleştirisini belirttiği bir yazı okumuştum. Orada Wendy(anne) karakterini çok ağlak bir şekilde işlediklerinden dem vuruyordu. Onu zayıf gösterdiklerinden şikayet ediyordu. King sonuna kadar haklı. Kitaptaki Wendy ile filmdeki arasında çok fark var. O sebeple Stanley Kubrick’in başka bir iş yaptığını, ortak noktaları fazla olan farklı bir iş yaptığını söylemek hata olmaz sanırım.

Filmi pek beğenmediğimi söyledim ama Jack Nicholson’a bir parantez açmasam olmaz. Çok sevdiğim bir oyuncu. Belki de en sevdiğim. Ve bu filmde yine çok etkileyici bir oyunculuk ortaya koymuş. Yani çoğu zaman bir şarkı için ya da rol için iyi ki bu söylemiş iyi ki bu oynamış deriz ya iyi ki bu rolde Jack Nicholson’u izlemişiz. Çok başka bir seviyeye çıkarmış filmi.

Genel olarak hislerim böyle. Filmler her zaman kitaplarından iyi olmuyormuş bunu bir kez daha tecrübe etmiş oldum. Medyum çevirisi ile yayınlanan The Shining kitabını filmden daha çok sevdim. Umarım King maceram artarak devam eder.

Herkese sevgiler, keyifli okumalar!

1 yorum:

  1. Kankito 2018'de hiç yeni yazı yazmamışsın.
    Hayranların olarak üzülüyoruz.

    YanıtlaSil