İyi ki kitaplar var...

İyi ki kitaplar var...

4 Temmuz 2015 Cumartesi

Jim Thompson - Günah Kuyumcuları






Orijinal Adı: Pop. 1280

Okuduğum Baskı ve Tarihi: I.Baskı

Yayınevi: Bilgi Yayınevi

Sayfa Sayısı: 245

Kitabı Bitirdiğim Şehir: İzmir


Puanım: 10/10


-Arka Kapak-


Amerika'da satış rekorları kıran bu roman, bir süre sonra Fransa'nın günlük Observateur gazetesinde çıkmaya başlayınca geniş bir ilgi gördü. Bunu, Gallimard Yayınevi'nin ünlü dizilerinden birinde "10000. Kitap" olarak yayınlama onuru izledi.

Günah Kuyumcuları'nda baştan sona çarpıcı bir kara mizahla, zengin vir erotizmi, değişik bir gerilim ölçüsü içinde bulacaksınız.

Romanın kahramanı Nick Corey, bir Amerikan kasabasında herkesin horlayıp alay ettiği, kolay satın alınır, güçsüz bir şerifti. Gerçekte hinoğlu hin olan Corey, karısının nefreti, metresinin amansızlığından olduğu kadar, biricik sevgilisinin kendisini küçük görmesiyle de sarsılmıştı. Bu aşağılık hayat böyle sürüp gidemez, deyip çevresinden öç almaya karar verdi sonunda. Ve insan kafasından çıkabilecek tuzakların en korkuncu, en insafsızı işte böyle kuruldu.

M. Duhamel'in deyişiyle: "Günah Kuyumcuları ancak Henry Miller, Celine, Jarry, Caldwel ve hatta Lautreamont gibi büyük dil ustalarının üstesinden gelebileceği bir anlatım ve konu bütünlüğü içinde yaratılmış başdöndürücü yapıtlardan biridir."


-Değerlendirme-



Kitabın kapağını açtım ve ilk olarak şu cümleler çıktı karşıma. ‘’ Doğrusunu isterseniz arkadaşlar, kısmetli adammışım ben. Hani eşşek şansı derler ya, işte bende ondan var. ‘’ Bu etkili ve okuyucuyu içine çeken cümleden sonra ben de daldım kitaba ve fazlasıyla eğlendim.

İlk olarak karakterleri yazayım. 


Nick Corey (Şerif

Myra (Nick’in eşi

Lennie (Myra’nın erkek kardeşi

Amy Mason (Nick’in gayri meşru ilişki yaşadığı kadınlardan biri

Rose (Myra’nın yakın arkadaşı ve Nick’in gayri meşru ilişki yaşadığı kadınlardan biri


Kitap sizi rahatlıkla içine çekecek bir üslupla kaleme alınmış. Yazar sokak ağzı dediğimiz argo ve küfür dolu bir dil kullanmış. Yani yerel bir ağız. İşte kaliteli çevirmen burada devreye giriyor. O kadar keyifli ve okunur hale gelmiş ki kitap Atilla Tokatlı çevirisi ile vallahi tadı damağımda kaldı! Yazarın kullandığı dili iyi özümseyip Türkçe’ye müthiş derece de uyumlu aktarmış. Bu da hem kitabı okunabilir kılmış hem de alınan tadın bir kat daha artmasına sebep olmuş.
Anlatıcı konumunda şerif Nick Coyer var. Nick, başından geçen olayları, yaşadığı yasak ilişkileri okuyucuya yani bize çekinmeden anlatıyor. Şerifi olduğu kasaba da saf ve etkisiz olarak görülen Nick bizimle konuşurken arasına mesafe koymuyor ve tüm doğallığı ile bize içini döküyor. Kitabı okudukça idrak ediyoruz ki Nick saf değil. Sadece saf ayağına yatan birisi! 

Kitapta Nick’in yasak ilişkilerini, şerif olarak göreve devam etmek için çevirdiği numaraları ve işleri nasıl bir anda kendi lehine çevirdiğini hayretler içinde okudum. Hatta bazı kısımlarda dolu dolu kahkaha attım. Burada da yazarı tebrik edeceğim işte. Ve üslubu hakkında birkaç şey söyleyeceğim.

Yeraltı Edebiyatı, Beat Kuşağı, Charles Bukowski. Bu kelimeleri görünce aklıma hep saldırgan bir üslup, hayatın iğrenç ve görülmek istenmeyen yüzü ve yazarların yarattığı o değişik üslup geliyor. Jim Thompson’da böyle biriymiş işte! Yani yarattığı o harika üslupla Charles Bukowski’ye güzel bir selam çakıyor! Burada tabi ki çevirmenin emeğini göz ardı etmiyorum ama yazarda böyle bir üslup tutturabildiyse takdiri hak ediyor. Hazır bu üslup mevzusundan bahsetmişken RTÜK gibi gerekeni yapıp birkaç uyarı dizeyim. Kitapta bolca küfür var. Öyle ufak cinsten değil ha. Baya baya okkalı küfür ediliyor! Cinsel konular oldukça geniş yer tutuyor kitapta. Aslına bakarsanız kitabın ana konularından biri cinsellik. Bu kamu yararına uygun uyarılardan sonra son birkaç detay daha aktarayım.

Kitabı kitapyurdu.com’dan 2,40 TL’ye satın aldım! Kitapyurdu’nun kelepir satışını bilmem biliyor musunuz? Harika kitapları çok ucuza alabiliyorsunuz oradan. Ben de bu harika kitabı –bunun dışında daha bir sürü kitap aldım- oradan satın aldım. Ama bu kitabın orijinal ismine daha yakın bir çevirisi de var. Nüfus 1280 diye çevrilen kitabı da bulursanız alıp okuyun. Onun çevirisini de Aziz Üstel yapmış.

Son olarak herkese keyifli okumalar diliyorum. Yarından itibaren Yaz Okuma Şenliği’ne ait listemdeki kitaplardan devam edeceğim okumaya. 

Şimdilik hoşçakalın!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder