İyi ki kitaplar var...

İyi ki kitaplar var...

30 Nisan 2015 Perşembe

John Boyne - Romanov'ların Son Evi


Orijinal Adı: The House of Special Purpose

Okuduğum Baskı ve Tarihi: I.Baskı - Temmuz 2010

Yayınevi: Doğan Kitap

Sayfa Sayısı: 440

Kitabı Bitirdiğim Şehir: Çanakkale


Puanım: 8/10


-Arka Kapak-


Rusya, 1915: Arkadaşının Romanov hanedanının önemli bir üyesine yapacağı suikastı canı pahasına önleyen genç Georgi, ödül olarak Çar II. Nikolay’ın tek oğlu Aleksey’in özel muhafızlığına getirilir.
Londra, 1981: Georgi, ölüm döşeğindeki karısı Zoya’nın başucunda otururken, birlikte geçirdikleri koca ömrün bütün dönüm noktalarını bir bir hatırlar: Bir felaketle damgalanmış evlilikleri, sevdiklerinin ölümleri ve asla unutulamayacak sürgün günleri.
Romanov’ların Son Evi, yoksul bir kulübeden koparılıp, çökmekte olan bir imparatorluğun kalbine gönderilen bir delikanlının öyküsünü anlatıyor.

Başını sallayıp koluma girdi, koğuştan çıkarken, “Eve mi gidiyoruz?” diye sordu. Ev. Bir tuhaf kelime daha. Neredeydi bu ev? Burada Londra’da değildi. Paris’te de değildi. Ev yüzlerce kilometre uzakta, asla dönemeyeceğimiz bir yerdeydi. Evet diyerek ona yalan söylemeyecektim.


-Değerlendirme-

Bu İrlandalı yazarların Romanov hanedanı ile bu kadar yakından ilgilenmesinin sebebi ne ola ki?
Merhaba.
Yepisyeni bir yazı ile buradayım. İzmir’e yaptığım kısa bir ziyaretten mütevellit biraz uzayan bir okuma olsa da büyük zevk alarak okuduğum Romanovlar'ın Son Evi kitabı ile karşınızdayım. Özlem Yüksel çevirisi ile yayınlanan kitabın birkaç basım hatası ve cümle düşüklüğü dışında teknik bir kusurunu göremedim. Kapağı ise bana göre harikulade!
Kitaptan evvel dikkatimi çeken bir noktaya ufak da olsa değineyim istiyorum. John Boyne İrlandalı bir yazar. Ve bu kitabında işlediği konu Romanovlar’ın başına gelen büyük talihsizlik. 



Yaklaşık 2 yıl evvel yine İrlandalı bir yazar olan Glenn Meade'ye ait Romavov Komplosu kitabını okumuş ve oldukça da beğenmiştim. Genel olarak Romanovlar hakkında roman yazılıyordur diye tahmin ediyorum ama tesadüfte olsa iki İrlandalı yazarın aynı konuyu işlemesi bana enteresan geldi.

Neyse geçelim kitaba ve de karakterlere. 

Kitabın başkarakterleri Georgi ve Zoya. Anlatıcı konumunda ise Georgi var. Ya da kitaptaki tam ismi ile Georgi Daniiloviç Jahmenev. 
Kitap çok sevdiğim ve insanda müthiş hazlar yaratan bir anlatım türüne sahip. Bu anlatım türünün bir ismi var mı inanın bilmiyorum. Adalet Ağaoğlu bu türde yazdığı kitaplara Dar Zamanlar diyor. Kitap 1981 yılı ile başlıyor ve geriye doğru gidiyor. 1918’e doğru… Aynı anda 1910’lu yılların başından da 1918’e doğru ilerliyor. Yani bir yandan gelecekten geçmişe doğru giderken bir yandan da geçmişten geleceğe doğru süregelen bir anlatım var. Ve yazar bunu müthiş şekilde kullanmış bana göre.

Georgi Daniiloviç Jahmenev değersiz bir mujikken bilinçli ya da bilinçsiz bir hareketi ile başkent St. Petersburg’a götürülür. Onun anlatımı ile o dönem ki Saray yaşamını, I. Dünya Savaşı ortamını, Çareviç (çar adayı) Aleksey’i ve diğer aile üyelerini, Çar Nikolay’ı vs. görüyoruz. Yukarıda bahsettiğim İrlandalı yazarların Romanov hikâyesindeki ortaklık bir noktada daha benzerlik gösteriyor. Bolşevikler’in baskıcı yönetimi ve Romanovlar’ın masumiyeti. Bu ne kadar doğru bilemiyorum. Açıkçası çok da ilgilenmiyorum sonuçta kurmaca bir romandan tarihi gerçeklikler çıkarmak çok çocukça olur. Ama şunu itiraf etmeliyim ki Bolşevik Devrimi’ne ve Romanovlar’a olan olumlu ve olumsuz önyargılarımda bir değişme oldu. Bunu kitapta geçen bir cümle de tetikledi.

''Otokrat ya da diktatör rejimlerden en çok nefret edenlerin, ellerine güç geçtiği zaman önce düşmanlarını ortadan kaldırmaları beni hep hayrete düşürmüştür... ''

Bu cümledeki mantık George Orwell'in kitaplarındaki eleştiri ile büyük paralellik gösteriyor. Yani sosyalist olanların eşitlik nidaları ile de gelseler iktidarları için her şeyi yapabileceğini iddia eden cümleler. 

Toparlayayım. Georgi adındaki ana karakter ile Çar’ı ve ailesini, o dönemki Rusya’yı hatta Avrupa’yı hissetmek mümkün. Ve savaşın yıkıcı etkisini tekrar hissettiğim bu kitabı çok beğendim. Ve gönül rahatlığı ile de tavsiye ederim.
Hoşçakalın! :)

2 yorum:

  1. Bu kitap benim okuyacaklarım arasında da epeydir bekliyor... yorumunuzu okuyunca daha fazla gecikmeden okuyayım artık diye düşündüm :) teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Keyifle okuyacağınız bir kitap olur umarım.

      Sil