İyi ki kitaplar var...

İyi ki kitaplar var...

19 Nisan 2015 Pazar

Harper Lee - Bülbülü Öldürmek




Orijinal Adı: To Kill a Mockingbird

Okuduğum Baskı ve Tarihi: 3.Baskı - Aralık 2014

Yayınevi: Sel Yayıncılık

Sayfa Sayısı: 357

Kitabı Bitirdiğim Şehir: Çanakkale


Puanım: 10/10

-Arka Kapak-

1960 yılında yayımlandığından bu yana bütün edebiyatseverlerin gönlünde özel bir yer edinen, Pulitzer ödüllü Bülbülü ÖldürmekAmerika’nın güneyinde yaşanan ırkçılığı ve eşitsizliği bir çocuk kahramanın, Scout Finch’in gözünden anlatıyor.

Harper Lee, kullandığı yalın ama çarpıcı dil aracılığıyla adalet, özgürlük, eşitlik ve ayrımcılık gibi hâlâ güncel temaları, Scout’un büyüyüş öyküsüyle birlikte dokuyarak, iyilik ve kötülüğü hem bireysel hem de toplumsal düzeyde mercek altına alıyor.
Bir “zenci”nin haksız yere suçlanması üzerinden gelişen olaylar; önyargılar, riyakârlık, sınıf ve ırk çatışmalarıyla beslenen küçük Amerikan kasabasının sınırlarını aşıp, insanlar arası ilişkide adaletin ve dürüstlüğün önemini anlatan evrensel bir hikâyeye dönüşüyor. Etkileyici gerçekliğiyle ürperten, “insani” vurgusuyla sarıp sarmalayan, çağdaş dünya edebiyatının en önemli örneklerinden biri olan bu klasik roman, Ülker İnce çevirisiyle tekrar Türkçede.


"İstediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır."

-Değerlendirme-

Merhaba!

Çok uzun zaman oldu bloga uğramayalı. Hep hayat koşuşturmacası yüzünden! Dersler, dertler her şey etkiliyor beni. Ama bu kez mazeret kısmını kısa tutup direkt olarak yoruma geçiyorum.

Bülbülü Öldürmek ne zamandır okumak istediğim vizelerden önce başlayıp gün itibariyle bitirebildiğim bir kitap. Çok evvelden Altın Kitaplar basıyordu ama o baskı piyasada kalmayınca Sel Yayıncılık'ı beklemek durumunda kaldım. Kendilerine tekrar şükranlarımı iletiyorum. Öncelikle baskı ile ilgili birkaç şey söyleyeceğim. Çeviri fena değil. Ama çok fazla basım hatası vardı. Çok önemsemem aslında böyle bir şeyi ama 10'dan fazla hata olunca gözüme batmaya başladı bunu belirteyim.

İlk olarak ana karakterler.

Scout Finch, Jem Finch, Atticus ve Dill.

Scout Finch anlatıcı konumunda. Scout ve Jem kardeş. Atticus babaları. Dill ise yaz tatillerinde kasabalarına gelen arkadaşları.
Kitap ABD tarihinin en önemli sorunu olan ırkçılık temalı. Scout Finch isimli kız çocuğunun anlattıkları ışığında küçük bir kasaba olan Maycomb'da siyahi karşıtlığını çarpıcı biçimde ortaya koyan bir eser. Beyaz bir kıza tecavüz iddiası ile yargılanan Tom Robinson isimli siyahın mahkeme sürecinin asıl vurgulanmak istediği olan kitapta 100-150 sayfa kadar sadece çevre ve karakter tahlilleri yer alıyor. Scout Finch babası Atticus'u, hizmetçileri Calpurnia'yı, abisi Jem'i, komşularını yavaş yavaş ama sıkmadan anlatıyor. Burada yazar Harper Lee'yi takdir etmek gerek.

Kitapta işlenen konu ırkçılık. Irkçılığı, ya da kitap özelinde gidersek Amerika'da ki siyah karşıtlığını çocukların gözünden görmemizi sağlaya kitapta insanların çocukken ne kadar temiz duygulara sahip olduklarını, ailelerin yönlendirmeleri ışığında ırkçı bir kişiliğe büründüklerini görüyoruz. Ya da Atticus gibi ebeveynler sayesinde ırkçı olmadıklarını.
Mahkemenin görüldüğü kısımlar gerçekten harikaydı ve büyüleyici bir anlatımı vardı. Atticus'un Tom Robinson isimli siyah genci aklamaya çalışırken ki yöntemleri, mahkemeyi izleyen Scout, Jem ve Dill'in tepkileri müthiş derece de okuyucuya aksettirilebilmiş. 

Kitaptan esinlenerek yapılmış bir de film var. Kitapla aynı ismi taşıyan film 1962 ABD yapımı. Oskar, Altın Küre gibi ödüllere de layık görülen filmi izlemediğim için yorum yapamayacağım ama filmden fotoğraflara bakınca güzel bir şeye benziyor gibi. Yakın zamanda izlemek ümidindeyim.



Herkese keyifli okumalar diliyorum. Bir sonraki kitapta görüşmek üzere hoşçakalın! :)

2 yorum:

  1. merhaba :)
    filmini de izledim, ırkçılıkla ilgili yapılan her eylem ne kadar acı verici..
    güzel bir tanıtım olmuş..

    YanıtlaSil
  2. Merhaba. :)
    Ben daha filmi izleme şansına erişemedim maalesef. Ama en kısa sürede umarım izlerim diyorum. :)
    Kesinlikle haklısınız ırkçılık kötü ve huzur kaçıran bir şey. Ülkemizde de ten renginden öte ötekileştirme şeklinde görülen ırkçılık toplumsal huzuru kaçıran bir unsur. Bu kitapla birlikte bunu bir de çocukların gözünden görme şansına eriştim. Ve halen umut var demek istiyorum.
    Uzatmayayım. Güzel yorumunuz için teşekkür ederim. Ve umarım huzur ve barış dolu günler görebiliriz diyeyim. :)

    YanıtlaSil