İyi ki kitaplar var...

İyi ki kitaplar var...

3 Kasım 2014 Pazartesi

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski - Beyaz Geceler



Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Sayfa Sayısı: 202

Puanım: 7/10

Bu bloğu oluşturmaya başladığım ilk günlerde hedefim her hafta yazı bırakabilmekti. Düzenli yazı bırakmalıyımdan kasıt benim için haftada bir kitap kritiği idi. Ama yaz aylarının sonuna doğru yaşadığım müthiş rehavet, şehirler arası düğün macerası, derslerin başlaması vs. derken ne kitap okuyabildim ne de bloğa yazı bırakabildim. Tabi bunlar hep mazeret ama yine de durum bu. :)

Neyse gelelim kitabaaaa.

Dostoyevski’nin ya da benim genel olarak kullandığım ifade ile Dostoyevski Abimizin ilk eserlerinden kısa bir hikâyecik olan Beyaz Geceler’in konusunu aşk olarak basitçe aktarabiliriz. Evet, aşk bu kitapta ana konu. Ama aşk kavramı imkânsız sevgiler, terk edişler ve trajik bir sonla aktarılmış. Kitabımızın bayan ana karakteri Nastyenka. Erkek olanı ise isimsiz onu ‘Hayalperest’ diye tanımlamış Dostoyevski. Enteresan bir karşılaşma ve hızlı bir ilerleyişin ardından bu ikili arasında bir dostluk başlıyor. Nastyenka ve Hayalperest’imiz arasında peyda olan bu dostlukta saklı tutulan sırlar paylaşılıyor. Ve işte Dostoyevski burada o muhteşem yazarlık yeteneğini konuşturarak insanın psikolojik dünyasına ait çıkarımlarda bulunuyor.

Örneğin diyor ki Dostoyevski;

'' Fakat mutluluk ve neşe insanı nasıl güzelleştiriyor! Yürek sevgiyle nasıl da kaynıyor! Sanki kendi yüreğini alıp bir başkasının yüreğine dökmek istiyorsun, herkesin neşelenmesini, herkesin gülmesini istiyorsun. Mutluluk nasıl da bulaşıcı! ''

Kitabın konusuna daha çok girmek istemiyorum. Ama kısalığına rağmen doyurucu ve hüzünlü olduğuna şüpheniz olmasın!

Şimdiii!

Okuduğum Beyaz Geceler kitabının baskısı Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’na ait. Yayınevi bu baskıda Beyaz Geceler dışında Dostoyevski’nin 4 farklı hikâyesini de kitaba dâhil etmiş. Bu hikâyelerin tümü 1848 yılına ait. Hatta itiraf edeyim ilk anda Beyaz Geceler bölümü bitipte diğer kısma geçince okuduğum hikâye ile Beyaz Geceler’in konusu arasında bir bağlantı kuramamıştım. Dedim dur bakalım okumaya devam edeyim. Ama sonradan fark ettim ki içinde farklı hikâyeler de barındıran bir baskıymış bu kitap. 

Yukarıda bahsettiğim diğer dört hikâye ise şunlar;
  • Başkasının Karısı ve Yatağın Altındaki Koca
  • Noel Ağacı ve Nikâh
  • Haysiyetli Hırsız
  • Yufka Yürekli
'Başkasının Karısı ve Yatağın Altındaki Koca ' adlı hikâye açıkçası ilgimi çeken bir hikâye olmadı. Anlatış tarzı çok karışık geldi. Konu hikâyenin isminden de anlaşılacağı üzere aldatılan bir koca, aldatan kadın ve sevgili üçgeninde. Ama hikâyeyi okursanız siz de fark edersiniz kim ne yapıyor, ne ediyor anlaması zor!

Bir sonraki hikâye olan ‘’Noel Ağacı ve Nikâh’’ ise erken yaşta evlendirilen bir kız çocuğunun hikâyesi. Ciddi bir konuyu oldukça sakin bir hava ve üslupla anlatmış Dostoyevski. Bu hikâye kitaptaki en kısa hikâye.

Haysiyetli Hırsız hikâyesi gerçekten güzeldi. Uzun uzun anlatmış Dostoyevski Yemelyan’ı. Ve onun bir hırsız, bir içkici olmasına rağmen son nefesinde bile elinden bırakmadığı haysiyetini!

Kitabın son hikâyesini  ise çok beğendim yahu! Hatta itiraf ediyorum Beyaz Geceler’den daha güzel bir hikâyeydi 'Yufka Yürekli'. İki iyi arkadaşın hikâyesini konu alan bu öykü fazlasıyla duygu yüklüydü. Birine âşık olan Vasya’nın yaşadığı buhranı çok güzel anlatmış Dostoyevski. 

Belirtmeden geçmeyeyim ufak bir not olsun bu kitapla ilgili. Kitap beyaz perdeye de uyarlanmış! Filmi izlemedim sinema ile pek aram yoktur. Film 1957 yapımı. Yani siyah beyaz bir film. Eğerki kitabı okuduktan sonra bir de film patlatayım derseniz tercih edilebilir. 



Son birkaç cümle ile Beyaz Geceler kitabı, içindeki birbirinden farklı hikâyeleri ile Dostoyevski okumak isteyenlere giriş niteliğinde bir kitap olabilir. 

Herkese keyifli okumalar!

2 yorum:

  1. haysiyetli hırsız hikayesini okuyupta yemelyana üzülmemek mümkün mü acaba diye düşünüyor insan, dostoyevski'nin olağanüstü gözlem yeteneği ve karakterleri teşhisi öyle bir etki altına alıyor ki okuyucuyu, yemelyan için ağlıyorsunuz resmen

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru ve güzel bir yorum. Yazıda da belirtmeye çalışmışım o hikauye daha bir güzel gelmişti bana.
      Yorumunuz için teşekkürler. Keyifli okumalar dilerim.

      Sil